Urispax Etken Maddeleri

Bitkilerde doğal olarak bulunan ve genellikle bitkilerin renklerinden sorumlu olan bir grup flavonoid bileşikleridir. Özellikle Kızılcık (Cranberry) bazlı ürünlerde bol miktarda bulunur. Bu bileşikler, bitkilerin savunma sistemlerinin bir parçası  olarak üretilir ve antioksidan özellikleri ile dikkat  çekerler.

PAC’lerin araştırılan çeşitli etki mekanizmaları: Mikrobiyal patojenlerin ürinerepitel hücrelerine yapışmasının engellenmesi, bakterilerin  hareketliliğinin ve biyofilm tabakası oluşumunu azaltması, enfeksiyonun neden olduğu iltihabı azaltılması ve son olarak bağırsak mikrobiyotası düzenlenmesi üzerine  potansiyel etkisiyle  idrar yollarındaki enfeksiyon (İYE)  riskini azaltmasıdır.

Bakterilerin üriner sistem epitelineyapışması    enfeksiyonun yayılmasında ve gelişmesinde çok önemli bir adımdırProsiyanidin A2’nin yapışma önleyici aktivitesini araştıran  bir çalışmada     üropatolojikE.Colive  Proteusmirabilissuşlarında  yapışma  oranlarında %75’e varan  anlamlı  azalma gösterilmiştir.

Biofilmler canlı veya cansız yüzeylere tutunarak, koruyucu dış maddeler içinde yapılanmış bakteri toplulukları olup bakterileri antibiyotiklerin ve bağışıklık hücrelerinin etkisinden koruyabilen önemli bir fiziksel bariyer ve virülans faktörüdür. PAC tedavisi ile biyofilm miktarı ve yoğunluğunda belirgin azalma gösterilmiştir.

PAC aktivitesi geleneksel antibiyotik tedavisinin etkinliğini artırabilir. Bu anlamda olgunlaşmamış bir biyofilmdeki bakteriler, tamamlanmış olgun bir biyofilmdeki bakterilere göre antibiyotiklere ve bağışıklık hücrelerine daha yatkındır; bu nedenle PAC’ler antibiyotiklereyardımcı moleküller olarak önerilebilir.

PAC’in  ayrıca bakteriyel hareketliliğin potansiyel inhibitörleri olarak da incelendiği çalışmada  bazı bakterilerin   hareketliliğini bloke edebildiği gösterilmiştir.

PAC’lerin anti-inflamatuar etkinlikleri bilimsel literatürde geniş çapta belgelenmiştir.

COX-2 aktivitesini önemli ölçüde inhibe ederek iltihaplanma hücresel aracıları üzerinde doğrudan bir etki gösterir.İnflamatuar yanıtı tetikleyen sinyal iletim yolunda yer alan maddelerin salınımını  azaltıp İYE ile ilişkili semptomları iyileştirebilmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonları  tedavisindeki etkinliğiyle alakalı    önerilen bir başka PAC etki mekanizması, bağırsak mikrobiyotasını düzenleme  yeteneği ile ilgilidir.Bağırsak epitel hücrelerindeki bakteri istilasını azaltmak, İYE riskini azaltmanın potansiyel bir yolu olabilir. PAC’lerin E. coli’nin bağırsak hücrelerini istila etme yeteneğini önemli ölçüde azaltabildiği gösterilmiştir.

(Konuyla ilgili  ayrıntılıliteratür bilgisini İdrar Yolu Enfeksiyonlarının Tedavisinde Doğal Biyoaktif Moleküller başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Özellikle  soğan, elma, çilek, çay, kırmızı şarap ve lahana zengin doğal quercetin  kaynaklarıdır.  Bu antioksidan molekül, antibakteriyel ve bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi nedeniyle son yıllarda yoğun olarak araştırılmaktadır.

Quercetin  bakteriyel DNA replikasyonunda rol oynayan anahtar bir enzim olan DNA girazın güçlü bir inhibitörü olarak tanımlanmış olup DNA girazinhibisyonu yoluyla bakteri büyümesini azaltabilmektedir.  Bu enzim insanlarda üretilmemektedir ve bu da onu hastalarda istenmeyen yan etkilere neden olmayan mükemmel bir potansiyel antimikrobiyal haline getirmektedir.

Quercetin, anti-biyofilm oluşturma aktivitesinin yanı sıra bakteri hücre duvarı altyapısına ve bakterinin hücre zarı bütünlüğüne de zarar verebilmektedir. Artan hücre zarı geçirgenliği, antibiyotik kombinasyon tedavisini daha etkili hale getirir. Ayrıca quercetin’in ilaçların biyoyararlılığını da modüle edebildiği ve dolayısıyla antibiyotiklerin etkinliğini artırabildiği bulunmuştur.

P aeruginosa enfeksiyonunun tedavisi için quercetin’in farklı antibiyotiklerle (levofloksasin, seftriakson, gentamisin, tobramisin ve amikasin) kombinasyonu araştırılmış Quercetin ile kombinasyon halinde test edilen antibiyotitiklerin  MİK değerlerinin ciddi oranda (%80’e kadar) düştüğü  bulunmuştur.

Biyofilm: hücrelerin birbirine ve/ya da bulundukları yüzeye yapıştıkları bir mikroorganizma kümesidir. Birbirine bağlı bu hücreler genellikle kendilerince üretilen hücre dışı polimerik bir maddenin içine gömülüdürler. Bu form antibiyotiklerin etkinliğini sınırlar, mikropların bağışıklık sisteminden kaçmasını kolaylaştırır.

(Konuyla ilgili  ayrıntılı literatür bilgisini İdrar Yolu Enfeksiyonlarının Tedavisinde Doğal Biyoaktif Moleküller başlıklı yazımızda bulabilirsiniz).

Meyve, sebze, tahıl ve baklagillerde doğal olarak bulunan normal insan metabolizmasının bir parçası olan monosakkarit yapıda basit bir şekerdir. Üzüm, karpuz, kızılcık ve elma gibi meyvelerde yaygın olarak bulunur.

Nispeten hızlı bir şekilde emilerek kan dolaşımına girer ve böbrek tübüler hücreleri yoluyla dışarı atılır bakterilere yapışarak onların   üriner sistem epiteline    yapışmasını  engeller. Bu nedenle İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde potansiyel faydaları olduğu düşünülmektedir. D-mannoz bazlı inhibitörlerin üropatojenik E. colininürinersistem   hücrelerineyapışma ve istilasını engelleyebileceği gösterilmiştir.

Mesane duvarı Tamm-Horsfall proteini (THP) gibi çeşitli mannoz içerikli proteinlerle kaplıdır.ÖzellikleE.Coli gibi bakteriler doğrudan THP ‘ye bağlanabilir. D-mannozüroepitelyal bariyer özelliği göstererek bakterilerin bu proteinlere bağlanmasını inhibe edebilmektedir.

Tekrarlayan İYE öyküsü olan kadın hastalarda akut sistit antibiyotik tedavisini takiben D-mannozprofilaksisiuygulamasının  tekrarlayan İYE riskini Nitrofurantoine eşdeğer şekilde tedavisiz takip edilen hastalara göre ( tekrarlayan İYE %14,6-%60,8)  önemli ölçüde. azalttığı gösterilmiştir.